Kusu takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Kat malikleri kimlerdir” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.
Kiracılar apartman toplantısına katılır mı? (Ben, sandalye çekme görevine terfi etmiş kiracı)
İzmir’de yaşamak… başlı başına bir deney. Deniz var, rüzgâr var, bir de apartman WhatsApp grubu var. Aslında sonuncusu bazen ilk ikisini gölgede bırakacak kadar dramatik olabiliyor. Hele konu “Kiracılar apartman toplantısına katılır mı?” olunca işler iyice sitcom’a dönüyor.
Ben 25 yaşındayım. Dışarıdan bakınca “genç, rahat, kafası esen biri” gibi duruyorum ama içimde sürekli çalışan bir muhasebe var: “Aidat ne kadar geldi?”, “Asansör niye yine bozuldu?”, “Bu ay çöp kokusu neden bu kadar agresif?” gibi sorularla beyin full mesai.
Ve tabii ki o meşhur an: apartman toplantısı.
—
Apartman toplantısı daveti: WhatsApp’tan gelen mini kıyamet
Bir gün telefon titriyor:
“Bu akşam saat 20.30’da apartman toplantısı yapılacaktır. Katılım önemlidir.”
Altına bir de klasik emoji: 📢
Ben o an mutfakta makarna karıştırıyorum. Ekrana bakıyorum, makarna da bana bakıyor. İç sesim devreye giriyor:
— “Katılım önemli… ama benim katılımım ne kadar önemli?”
Çünkü asıl soru şu: Kiracılar apartman toplantısına katılır mı?
Bunu ilk duyduğumda sanki hukuk sınavına girmişim gibi hissetmiştim. Bir yanda ev sahibi, bir yanda yönetici, bir yanda ben… kiracı olarak ortada “ben sadece burada oturuyorum” diyen masum bir karakter.
Ama apartman toplantısı öyle bir şey ki, kimse “sen gelme” demiyor. Ama “sen niye geldin?” bakışıyla da bolca karşılaşıyorsun.
—
Toplantı öncesi psikolojik hazırlık: Kiracı versiyonu
Toplantıya gitmeden önce hazırlık süreci başlıyor.
Benim ritüelim şöyle:
1. Saç kontrolü (çok önemli değil ama önemli gibi hissettiriyor)
2. “Çok konuşmayacağım” yemini
3. “Sadece dinleyip çıkacağım” yalanı
4. Ve en kritik aşama: kapıdan çıkmadan önce iç sesle motivasyon konuşması
— “Sen buradasın çünkü kiracı olman seni insanlıktan düşürmüyor.”
Bu noktada sorular başlıyor:
Kiracılar apartman toplantısına katılır mı? Katılırsa ne kadar konuşur? Konuşursa kim dinler?
Cevaplar belirsiz, ama merak güçlü.
—
Toplantı başlıyor: Sandalyeler, çay ve güç dengesi
Toplantı salonu genelde apartmanın bodrum katı olur. Neden bodrum? Kimse bilmiyor. Ama orada bir “ciddiyet” hissi var. Sanki küçük bir Birleşmiş Milletler toplantısı ama konu küresel barış değil, çöp poşetinin markası.
İçeri giriyorum. Herkes yerini almış.
Ev sahipleri bir kenarda “biz bu binayı kurduk” havasında.
Kiracılar ise “biz burayı kullanıyoruz ama fazla dikkat çekmeyelim” modunda.
Ben sandalyeye oturuyorum. Sandalye gıcırdıyor. O sesle birlikte içimden bir cümle geçiyor:
— “Şu an resmen binanın sosyal statü haritasında orta-alt segmentteyim.”
—
Yönetici konuşması: Drama başlıyor
Yönetici ayağa kalkıyor:
— “Arkadaşlar, aidatlar…”
O an herkesin yüzü değişiyor. Çünkü aidat, apartman toplantılarının Voldemort’u gibi. Adı anılınca ortam soğuyor.
Benim iç ses:
— “Kiracılar apartman toplantısına katılır mı? Katılıyorsa aidat tartışmalarında ne yapar? Sessiz kalıp hayatta kalmaya mı çalışır?”
Yan masadan bir ev sahibi fısıldıyor:
— “Kiracılar zaten anlamaz bu işlerden.”
Ben duydum. Ama duymamış gibi yaptım. Çünkü apartman toplantılarında en önemli beceri: seçici duyma yeteneği.
—
Kiracı kimliği: Görünmez ama tartışmaların merkezinde
İşin komik tarafı şu: Konu ne olursa olsun bir noktada kiracılara geliyor.
Asansör bozulur: kiracı.
Çöp gecikir: kiracı.
Otoparkta yanlış park: kiracı.
Duvar çizilir: “kesin kiracı yaptı”.
Ben bir noktada şunu fark ettim: Apartmanda kiracı olmak, futbol maçında “her pozisyonda oynayabilen yedek oyuncu” gibi bir şey.
Ama kimse sana “maçın yıldızı sensin” demiyor.
—
Ev sahipleri vs kiracılar: görünmez çekişme
Toplantıda bir sahne:
Ev sahibi 1:
— “Bu bina değer kaybediyor.”
Ev sahibi 2:
— “Sebebi bakım eksikliği.”
Bir an sessizlik.
Sonra bakışlar yavaşça kiracılara döner.
Ben o an içimden:
— “Ben sadece duş alıyorum, bina değerini ben mi düşürüyorum?”
Ama söylemiyorum tabii. Çünkü apartman toplantısında en büyük güç: susup hayatta kalmak.
—
Kiracılar apartman toplantısına katılır mı? Gerçek cevap: katılır ama…
Gerçek hayatta cevap aslında çok net değil. Katılır mı? Katılır. Ama nasıl katılır?
Kiracı olarak toplantıya katılmak biraz şu gibi:
Bir arkadaş grubunda dışarıdan gelmişken herkesin eski anılarını dinlemek gibi. Sen varsın ama hikâyenin başrolü değilsin.
Ama yine de oradasın.
Ve bu bile bir şey.
—
Benim ilk toplantı travmam
İlk katıldığım apartman toplantısında şunu yapmıştım: çok az konuşmak için kendime söz vermiştim.
Ama sonra biri bana döndü:
— “Siz de fikrinizi söyleyin.”
O an beynim:
— “Fikir mi? Ben sadece kombiyi çalıştırmayı biliyorum.”
Ama ağzımdan şu çıktı:
— “Evet… şey… genel olarak mantıklı…”
Ne mantıklı? Ben de bilmiyorum.
Sonra fark ettim ki apartman toplantısında “mantıklı” kelimesi seni otomatik olarak güvenli bölgeye alıyor.
—
Toplantıdaki küçük sosyal savaşlar
Toplantı ilerledikçe mikro olaylar başlıyor:
— “Geçen ay neden çöp erken alınmadı?”
— “O kamera neden çalışmıyor?”
— “Balkona ayakkabı koyan kim?”
Ve her cümle bir suçlama potansiyeli taşıyor.
Kiracı olarak senin stratejin basit:
Göz teması minimum, nefes kontrol maksimum.
İç ses:
— “Ben sadece yaşıyorum. Lütfen beni bu olayların dışında tutun.”
—
Komik gerçek: Kiracılar bazen en çok dinleyen taraf
Şunu fark ettim: Kiracılar aslında apartman toplantılarının en dikkatli dinleyicileri.
Çünkü:
Ev sahibi gibi “ben zaten biliyorum” özgüveni yok
Yönetici gibi “ben karar veririm” yetkisi yok
Ama en çok etkilenen grup
Yani ortada garip bir denge var.
Bir nevi apartmanın “pasif gözlemcileri”.
—
Kusu olarak “Kat malikleri kimlerdir” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!
Çıkış anı: Toplantı biter ama zihinsel yankı kalır
Toplantı bitiyor.
Herkes yavaş yavaş dağılıyor. Bodrum katından çıkarken sanki küçük bir savaş bitmiş gibi bir sessizlik oluyor.
Ben yukarı çıkarken düşünüyorum:
— “Kiracılar apartman toplantısına katılır mı? Katılırsa neden bu kadar düşünür?”
Çünkü aslında mesele sadece toplantı değil. Mesele bir yerde “ait olma hissi”.
Kiracı olmak bazen geçici bir durum gibi görünse de, yaşadığın her binada küçük bir iz bırakıyorsun. Belki duvara çivi çakmıyorsun ama o binanın hikâyesinin içindesin.
—
Evde final düşüncesi
Eve dönüyorum. Ayakkabıları çıkarıyorum. Mutfakta tekrar makarna var (hayat döngüsü gibi).
İç sesim son cümleyi kuruyor:
— “Belki de kiracı olmak, her şeye dahil olup hiçbir şeye tam ait olmamak değil… sadece farklı bir yerden aynı binayı izlemek.”
Ve telefon titriyor. Yeni mesaj:
“Bir sonraki toplantı tarihi belirlendi.”
Ben sadece gülümsüyorum.
Çünkü artık biliyorum: Kiracılar apartman toplantısına katılır mı sorusunun cevabı basit değil. Katılırlar. Bazen istemeden, bazen mecburen, bazen de sadece o bodrum katındaki sandalye gıcırtısını bir daha duymak için.